Anasayfa Hac Organizasyonu Umre Organizasyonu Uçak Bileti Alternatif Tatil İletişim
KATEGORİLER
» Anasayfa
» Hac Organizasyonu
» Umre Organizasyonu
» Uçak Bileti
» Yurtiçi Turlar
» Tesettür Oteller
» Hakkımızda
» İletişim
ÖNEMLİ BİLGİLER
» HAC NEDİR?
» HAC NASIL YAPILIR?
» UMRE NEDİR?
» UMRE NASIL YAPILIR?
»GEREKLİ BELGELER
ÖNEMLİ LİNKLER
» Kültür Bakanlığı
» Tursab
» E-Devlet
» Diyanet İşleri
UMRE PROGRAMLARI
KUTSAL TOPRAKLARIN HAVASINI TENEFÜS ETMEK, RESULALLAHIN YAŞADIĞI MEKANLARDA HUZURA ERMEK, İYİ BİR ORGANİZASYONLA MÜMKÜN...
SİZE BİR TELEFON KADAR YAKINIZ...
Umre Yapılışı
UMRE

Umre, ziyaret manasına gelen "i'timar" kelimesinden alınmıştır. Burada ziyaretten maksat; Kabe'yi ziyaret etmek, Safa ve Merve arasında say etmek, traş olmak veya saçları kısaltmaktır.
Alimler umre'nin meşru olduğuna icma etmişlerdir.
İbn Abbas'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi aleyhisselam "Ramazan'da umre yapmanın sevabı, nafile hacc sevabına denktir." buyurmuştur. (Ahmed ve İbn Mace)
Ebu Hanife (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştu: "Yapılan bir umre diğer bir umreye kadar aradaki günahlara kefarettir. Hacc-ı mebrur'un mükafatı cennetten başkası değildir."


(Buhari, Müslim ve Ahmed) "Hac'dan sonra arkasından umreyi yapın," hadisi de umrenin meşruluğuna delildir.

Umrenin Tekrarı
Nafi demiştir ki: "Abdullah bin Ömer, İbn Zübeyr zamanında, her sene iki defa olmak üzere senelerce umre yapmıştır."
Kasım şöyle demiştir: "Aişe (r.a.) senede üç kere umre yapmıştır." Kasım'a "Böyle yaptığı için Aişe (r.a.)'yı hiç ayıplayan oldu mu?" diye sorulunca; "Sübhanallah, o müminlerin annesidir, kim onu ayıplayabilir?" diye cevap verdi.
İlim ehlinin çoğu bu görüşe varmışlardır.
İmam Malik ise, senede birden fazla umre yapmayı mekruh saymıştır.

Umrenin Hacdan Önce ve Hacc Aylarında Yapılmasının Caiz Olduğu
Umre yapanın, hacc aylarında hacc yapmadan umre yapması caizdir.
Ömer (r.a.), Şevval ayında umre yapmış ve hacc yapmadan Medine'ye dönmüştür.
Tavus şöyle demiştir: "Cahiliyyet Arapları, hacc aylarında umre yapmayı en büyük günah sayarlar ve şöyle derlerdi: "Safer (onların safer diye adlandırdıkları Muharrem ayı) geçince, develerin çölde yürümekten meydana gelen yaraları iyileşince, yürüyüş izleri kaybolunca, umre yapmak isteyene umre helal olur." İslam dini, insanlara hacc aylarında umre yapmayı emredince, umrenin hacc aylarında yapılabileceği kıyamete kadar gerçekleşmiş oldu."

Rasulullah (s.a.v.)'in Yaptığı Umrelerin Sayısı
İbn Abbas'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi aleyhisselam dört defa umre yapmıştır: Birincisi Hudeybiye umresi, ikincisi kaza umresi, üçüncüsü Ci'rane'den, dördüncüsü de veda haccıyla birlikte yaptığı umrelerdir.


Umrenin Hükmü
Hanefiler ve İmam Malik, umrenin sünnet olduğu görüşündedirler. Çünkü Cabir'in rivayet ettiği hadiste, Nebi aleyhisselam'a "Umre vacib midir?" diye sorulunca Nebi aleyhisselam: "Hayır, vacib değildir. Fakat umre yapmanız efdaldir." buyurdu. (Ahmed ve Tirmizi)
Şafiiler ile İmam Ahmed'e göre; umre farzdır. Çünkü Allahu Teala "Allah için hacc ve umreyi tamamlayın." (Bakara: 196) buyurmuştur. "Bu ayette umre hacc üzerine atf edilmiştir. Hacc farz olunca umre de hacc gibi farzdır," demişlerdir.
Ancak birinci görüş tercihe şayandır.
Fethu'l Alam kitabında, yazarı; Bu konuda gelen hadisler hüccet olabilecek nitelikte değildir." demiştir.
Tirmizi'nin Şafi'iden naklettiğine göre ise; Şafii; "Umrenin nafile olduğuna dair sabit olmuş bir rivayet yoktur," demiştir.


Umrenin Vakti
Alimlerin çoğu, umrenin vaktinin bütün senenin günleri olduğu ve senenin herhangi bir gününde eda edilebileceği görüşüne varmışlardır.
Ebu Hanife ise; yılın beş gününde umre yapmanın mekruh olduğunu söylemiş ve bu günlerin, arafe, kurban bayramı ve üç teşrik günleri olduğunu belirtmiştir.
Ebu Yusuf'un görüşü ise; arafe günü ve arafeyi takip eden üç günde umrenin mekruh olduğudur. Alimler hacc aylarında umrenin caiz olduğunda ittifak etmişlerdir.
Buhari, İkrime b. Halid'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Abdullah bin Ömer (r.a.)'a hacdan evvel umre yapmayı sordum, cevaben dedi ki; "Hacdan evvel umre yapmakta bir beis yoktur. Zira Nebi aleyhisselam hacdan evvel umre yapmıştır."
Cabir (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; Aişe (r.a.) hayız olduktan sonra, Kabe'yi tavaf etmek dışında bütün hacc vazifelerini yaptı. Hayızdan temizlenince de Kabe'yi tavaf etti ve şöyle dedi: "Ya Rasulullah, siz hacc ve umre yapmaya gidiyorsunuz. Ben ise hacc yapıyorum." Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) Abdurrahman bin Ebibekir'e Aişe'yi, Tenim'e çıkarmasını emretti. Böylece Aişe (r.a.) Zilhicce ayında hacdan sonra umreye niyetlendi.
Daha önce geçtiği gibi, umrenin en faziletli vakti Ramazan'dır.


Umrenin Mikatı
Umre yapmak isteyen, daha önce geçen hacc mikatlarının ya dışında bulunur veya içinde bulunur. Eğer dışında ise, ihramsız olarak hacc mikatlarını geçmesi helal olmaz. Çünkü Buhari'inin rivayet ettiğine göre Zeyd bin Cübeyr, Abdullah bin Ömer'e gelerek, "Umre yapmam için nereden ihrama girmem gerekir?" diye sormuş, Abdullah bin Ömer'de; "Rasulullah, Necd ehli için Karn'ı, Medine ahalisi için Zülhuleyfe'yi, Şam ahalisi için ise Cuhfe'yi mikat olarak tayin etti," demiştir.
Şayet mikatlardan beri tarafta bulunuyorsa Harem'de bile olsa, umreye girmek için mikat yeri Hil'dir. Çünkü bu konuda daha önce Buhari'nin rivayet ettiği hadis geçmiştir. Bu hadiste; "Aişe (r.a.) Tenim'e çıktı ve oradan ihrama girdi," denmekte olup aynı zamanda bu Rasulullah'tan bir emirdir.

HAC VE UMREDE İŞLENEN BAZI HATALAR


Şöhret için haccetmek.

Hacca gidip gelince, teraziyi ve metreyi eline almayacağını söylemek.

Hacıların ardından su dökmek.

Tavafta dünyalık şeyler konuşmak.

Zemzem kuyusunda dilek tutmak, çaput veya bez bağlamak.

Sünnet olmadığı halde, bazı yerlerin ziyaretine özellikle önem vermek.

İhram adabına riayet etmemek, avret yerlerini örtmeye özen göstermemek.

Ka'be'nin örtüsünden kumaş kesip ondan şifa ummak.

Makam-ı İbrahim'deki fanusun camlarını öpmek.

Mescid-i Nebevi'ye girerken ellerini göğsünde bağlayarak girmek.

Peygamberin (s.a.v.) kabrinin etrafını tavaf etmek, pencere ve parmaklıklarını öpmek, kabre yönelip elleri bağlayıp gözleri yumarak tefekküre dalmak.

Mescid-i Nebevi'deki Mihraba el sürmek.

Rasulullah'ın (s.a.v.) kabrine mektup yazıp atmak.

Allah'ın Rasulü'nü (s.a.v.), kendisine, şefaatçı kılmasını dilemek yerine, Rasule; "Bana şefaat et ya Rasulullah" demek.

Mescid-i Nebevi'den arka arkaya yürüyerek çıkmak.

Teberrük için Medine'nin taşı veya toprağından almak.

Mescid-i Nebevi'de -özellikle arap- kadınların yaptığı gibi ağzından "Zeğarid" denen garip uğultular ve sesler çıkarmak.

Kabri şerifin karşısına geçip Rasul'ün (s.a.v.) kabrindeki halini keşfetmek için murakabeye dalmak.

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi'inin herhangi bir yerini kendisinin namaz kılacağı yer olarak tahsis etmek.

Müslümanların gıybetini yapmak, ırklar arasında üstünlük taslamak. Diğer Müslümanları hakir ve hor görmek.

Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Kuba ve Kıbleteyn Mescidi ile Mescid-i Aksa dışındaki mescidleri, özellikle ziyaret etmek için gayret etmek.

Hacca gitmeden mutlaka bazı zatların kabirlerinin ziyaret edilmesi gerektiğine inanmak. Bunu yapmadığında haccına zarar gelecek zannetmek.

Harem'deki mermerlere sürülen kokuları alıp üzerine sürmek.

Ka'be'yi Hatim'in içinden tavaf etmek. Böyle yapanın tavafı batıl olur.

Arafat hududu dışında vakfe yapmak. Böyleleri eğer unutarak Müzdelife'ye gitmiş ve geri dönüp vakfe yapmamışlarsa hacları fasid olur.

Müzdelife'de vakfe ve gecelemeyi terk etmek. Malik ve Şafii'ye göre böyle kimseye kurban gerekir. İbn Huzeyme ve alimlerden bazılarına göre haccı batıl olur.

Meş'ari Haram'da vakfe yapmamak.

Kurbanın ilk günü Mekke'ye gidip orada gecelemek. İmam Malik:'e göre bunu yapana ceza kurbanı gerekir.

Mescid-i Nebevi'de her ırkın kendisine bir yeri tahsis etmesi.

İmamın arkasında (özellikle Ramazan'da) vitir namazını kıldıktan sonra, vitir namazını kaza etmek.

Mescidlerde cemaat olabilecek insanlar varken, namazları ayrı ayrı veya birkaç cemaat halinde kılmak.

Halkalar halinde Arafat'ta oturup, hareketli bir şekilde zikir etmek ve burada def çalmak.

Mescid-i Nebevi'nin ek kısımlarında namaz kılmaktan kaçınmak. Halbuki Mescidin tüm ekleri mescid sayılır.

Tavaf'da Sa'y'de, Arafat ve Mescid-i Nebevi'de dahi parmağından altın yüzüğü çıkarmamak.

Mescid-i Nebevi'de insanların omuzlarına ellerine basa basa ön saflara geçmeye çalışmak.

Namaz kılanların önlerinden geçmek.

Yedi Mescidleri ziyareti gerekli görmek ve o mescidlerde namaz kılmaya özen göstermek. Halbuki bunun yerine Mescid-i Nebevi'de namaz kılmak daha hayırlıdır.

Medine'de 40 rekat namaz kılmanın sünnet olduğuna inanmak. Halbuki Allah Rasulu böyle bir şeyi emretmemiştir. İmam Ahmed b. Hanbel'in Müsnedinde Abdurrahman İbn Ebu'r-Rical ve Nebiyt yoluyla gelen ve Mescid-i Nebevi'de kırk vakit namaz kılan için cehennem ateşinden beraat verileceğini söyleyen hadis sahih değil, zayıftır. (Bkz. Müsned; c.3/155)
Fakat Enes'ten (r.a.) bundan daha sahih olan bir hadis rivayet edilir. Tirmizi, bu hadisi, Habib İbn Ebi Sabit'ten ve o da Enes'ten: "Kim kırk gün bir cemaatte ilk tekbirle beraber namaz kılarsa kendisine iki beraat yazılır; Cehennem ateşinden beraat, nifaktan beraat."
(Kitabü's-Salat: 241)

Anasayfa | Hac Organizasyonu | Umre Turu| Tesettür Tatil | Uçak Bileti | Yurtiçi Turlar | YurtDışı Turlar | Hakkımızda | İletişim